Cumhurbaşkanı ve Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Ersin Tatar, Cumhuriyetçi Türk Partisi Başkanı ve CTP’nin Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman’ın sosyal medyadan yaptığı açıklamalarına yanıt verdi.
Tatar’ın açıklaması şöyle:
Kıbrıs Türk Halkının iradesini ortaya koyacağı Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça bir diğer aday sayın Erhürman’ın konuşma ve açıklamalarında bizi artık hiç şaşırtmayan ve doğrudan Halkımızı kandırmaya dönük ifadeler kullandığını vurgulamam belli ki kendisinde bir sarsıntıya yol açmış.

Açıkçası sayın Erhürman, doğrularla yüzleştiğinde, halkımızı kandırmak üzere kurduğu oyun bozulunca “incinmiş” görünüyor. Halkımız çok iyi biliyor ki tartışmayı kişiselleştiren, seviyeyi düşüren ve her fırsatta bize hakaret eden kendisidir.

Kıbrıs Türk Halkının bizzat silahlı Rum çeteleri tarafından zorla ve gasp yoluyla dışlandığı ortaklık devletinden bugün bir Rum devletine dönüşmüş yapıya ve Rum’un statükocu, bilindik zihniyetine hiçbir şey demeden, adadaki her sorunu Kıbrıs Türklerine ve KKTC’ye yani bizlere mal etmesine ses çıkarmayacağımızı mı zannediyor.

“Ben Bu Toprağın Ersin Tatar’ı ve Halkın Cumhurbaşkanıyım”

Halkın Cumhurbaşkanı olarak iyi niyetimin suistimal edilmesine asla izin vermem. Halkımızın gözlerine bakarak yalan söylenmesine asla müsaade etmem. Ben bu halkın iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanıyım ve her sözüm, her duruşum bu sorumluluğun bir gereğidir.

Bugün geldiğimiz aşama, sessiz bir insanlık suçu olan izolasyon ve ambargoların kaldırılması mücadelesidir. Bu zulmün sona ermesi, Rum’un rızasına ve keyfine bırakılamaz. Halkımıza yönelik bu zulmün asıl nedeni olan mevcut statükonun simgesi haline gelmiş, tüketilmiş federasyon masalını ısrarla yeniden dayatmaya çalışan kimdir?

Sayın aday, yıllardır ezberden tekrarlanan bu masalı hepimizin gözü önünde adeta bir kurtuluş olarak sunmaktadır. Bu söylemiyle halkımızı, devletten ve egemenlikten vazgeçmeye çağırmaktadır. İmza attıklarını söyledikleri sözde gelecek, aslında halkımızı kendi iradesinden, kendi devletinden vazgeçirmeyi hedefleyen geriye gidiştir. On yıllarca denenmiş, başarısızlığı ispatlanmış şeyleri tekrar ederek farklı sonuçlar elde etmeyi beklemek mümkün değildir.

Biliyoruz ki bu aldatmacanın karşısında durmak, hakikati söylemek ve halkımızın onurlu duruşunu savunmak bir zorunluluktur. Çünkü ancak gerçekler dile getirildiğinde bu dayatmanın önüne geçilebilir. Hakikat er ya da geç ama mutlaka kazanır ve iş yapanla boş yapanı, yani doğruyu söylemezsek bulunduğumuz makamın hakkını da vermiyoruz demektir.

“Rum’un Federasyon Masalını Tekrarlayarak Sonuç Alınamaz”

Federasyon masalı yeniden gündeme getirilerek Rum’un izolasyon siyaseti normalleştirilmeye ve bu zulmün devamı sağlanmaya çalışılmaktadır. Kıbrıs Türk halkının mücadelesi, kendi devletiyle, egemen eşitliğiyle, özgür iradesiyle verilecektir. Biz bir azınlık değiliz, Rum’un insafına mahkûm bir Halk hiç değiliz. Biz, devlet sahibi, özgür ve onurlu bir Halkız.

“Merak Etmesin Televizyon Davetini Bizzat Ben Yapacağım”

Sorulara ve televizyon davetine gelince. Sayın aday her zaman olduğu gibi kibirli bir şekilde ondan çekindiğimi ima ediyor. Bunu kendisinin tecrübesizliğine vermek isterdim ancak henüz bir siyasi başarısı olmasa da uzun süredir siyaset yapmaktadır. Halkın içinden çıkmış, adamızın her bir köşesinde, gece gündüz onların yanında olan bir siyasetçi olarak bu çağrısından sadece memnuniyet duyarım. Hiç merak etmesin zamanı geldiğinde bu daveti bizzat ben yapacağım.

“Halkımız Statükoya Değil Büyük Değişime Sahip Çıkacaktır”

Bu seçim hiç kuşku yok ki bir yol ayrımıdır. İnanıyorum ki, Kıbrıs Türk halkı asla eskimiş ve yalnızca Rum’a yarayan mevcut statükoya değil kendi iradesine, kendi egemenliğine kendi devletine ve çocuklarının geleceğine sahip çıkacaktır. Büyük değişime sahip çıkacaktır.