Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Aygün’de 61 yaşındaki Saliha Özkol’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kadın cinayetinin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Hayatını kaybeden Özkol için taziye dileklerini ileten Özdenefe, yasal mevzuatın varlığının tek başına kadınları korumaya yetmediğini belirterek yürütme mekanizmalarının etkin işletilmesi çağrısında bulundu.

Yıllara dayanan mesleki, siyasi ve sivil toplum tecrübesine işaret eden Özdenefe, yasa koymanın ve hak tanımanın hayati olduğunu ancak asıl meselenin bu hakların kadınların yaşamında somut ve güvenilir bir koruma kalkanına dönüştürülmesi olduğunu ifade etti.

“Yalnızca Sonrasında Soruşturan Değil, Şiddeti Önleyen Sistem Kurulmalı”

Risk tespit edildiğinde veya bir şikâyet vuku bulduğunda bürokrasinin hantal kalmaması gerektiğini vurgulayan Meclis Başkan Yardımcısı, şu tespitleri paylaştı:

“Eğer risk biliniyorsa, şikâyet yapılmışsa ve koruma talep edilmişse; yalnızca cinayet sonrasında soruşturan ve cezalandıran değil, şiddeti henüz gerçekleşmeden önleyen bir devlet sisteminin devrede olması şarttır. Bu durum; riskin ivedilikle analiz edilmesini, tedbir kararlarının tavizsiz uygulanmasını, polis, sosyal hizmetler, sağlık birimleri, yerel yönetimler ve yargı arasında kusursuz bir eşgüdüm sağlanmasını zorunlu kılar.”

Hükümetin bu entegre koruma ağını finanse edecek kaynakları temin etmesi ve kurumsal yapıları işler hale getirmesi gerektiğinin altını çizen Özdenefe, kadın cinayetlerinin kadına yönelik baskı, tahakküm ve şiddetin en vahşi sonucu olduğunu belirtti.

“Kadınların Kendilerini Korumasını Bekleyemeyiz”

Şiddetin her türüyle mücadelenin doğrudan yaşam hakkı ve anayasal hukuk devleti ilkesiyle bağlantılı olduğunu hatırlatan Fazilet Özdenefe, “Kadınlardan kendilerini korumalarını bekleyen değil; tüm kurumlarıyla şiddeti proaktif biçimde engelleyen, risk altındaki kadına zamanında kalkan olan bir devlet mekanizmasını inşa etmek hepimizin ortak yükümlülüğüdür” ifadelerini kullandı.