Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesi, ruh sağlığımızı ve sosyal ilişkilerimizi yeniden şekillendiriyor. Psikolog Gülizar Ekicioğlu, insanların yapay zekayla dertleşme nedenlerinden sosyal medya bağımlılığına ve yaz aylarında tetiklenen depresyona kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Son dönemde ChatGPT gibi yapay zekâ robotlarıyla duygusal paylaşımlar yapan ve dertleşen insan sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durumun temelinde “anlaşılma ve yargılanmadan dinlenme” ihtiyacı yattığını belirten Psikolog Gülizar Ekicioğlu, yapay zekanın eleştirmemesi, her an ulaşılabilir olması ve sabırlı yapısıyla güvenli bir alan sunduğunu ifade etti. Psikolojik açıdan bakıldığında bu yönelimin bireyin yalnızlığı ve duygusal yükleriyle ilişkili olduğunu aktaran Ekicioğlu, “Ancak derinleşmiş psikolojik sorunlarda yapay zekanın sağladığı rahatlama geçicidir; gerçek bir iyileşme için uzman desteği ve terapötik bağ şarttır” dedi.
Sosyal Medya Eğlence Değil, Stresle Baş Etme Aracı Oldu
Sosyal medya bağımlılığının kontrolsüz kullanım, planlanandan uzun süre çevrim içi kalma ve telefondan uzaklaşınca huzursuz olma gibi belirtilerle ortaya çıktığını kaydeden Ekicioğlu, şu tehlikeye dikkat çekti:
“Psikolojik açıdan en dikkat çekici nokta, sosyal medyanın zamanla bir eğlence aracından çok, stres ve olumsuz duygularla baş etme yöntemi hâline gelmesidir. Özellikle ergenlerde sürekli onay alma, beğeni odaklı düşünme ve ‘bir şeyleri kaçırıyorum’ (FOMO) hissi kaygı ve depresif belirtileri artırıyor.”
“En İyi Anlar” Vitrini Yetersizlik Hissi Yaratıyor
İnsanların sosyal medyada sadece hayatlarının en iyi, en mutlu anlarını paylaştığını hatırlatan Psikolog Gülizar Ekicioğlu, bu sahte vitrini kendi gerçek yaşamıyla kıyaslayan kişilerin zamanla yetersizlik, değersizlik ve başarısızlık duygularına kapıldığını söyledi. Özellikle benlik saygısı düşük olan kırılgan bireylerde bu kıyaslama döngüsünün kaygıyı kronikleştirdiğini vurguladı.
Ailelere Tavsiye: Sadece Ekran Süresine Odaklanmayın
Ailelerin çocuklarını korumak adına sadece internet saatini kısıtlamasının yetersiz kalacağını belirten Ekicioğlu, “Yasaklamak yerine çocuğun sosyal medyayı neden bu kadar yoğun kullandığını anlamak gerekir. Açık iletişim kurarak dijital sınırlar belirlenmeli; çocuk çevrim dışı sosyal, sportif ve sanatsal etkinliklere yönlendirilmelidir. Eğer okul başarısı ve uyku düzeni bozulduysa mutlaka profesyonel destek alınmalıdır” dedi.
Tehlikeli Yanılgı: “Herkes Eğleniyor, Bir Tek Ben Kötüyüm”
Yaz aylarının gelişiyle birlikte “herkesin mutlu olmak zorunda olduğu” algısının ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog Gülizar Ekicioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yaz ayları tatil ve eğlenceyle özdeşleşse de herkes bu dönemi aynı geçirmez. Sosyal medyada sürekli gezen, eğlenen insanları görmek yalnız hisseden bireylerde ‘Herkes iyi, bir tek ben böyleyim’ düşüncesini tetikler ve yaz depresyonunu besler. Mevsimler değişir ama duygusal ihtiyaçlarımız aynı kalır. Kişi kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırakıp kendi ihtiyaçlarına odaklanmalı, sosyal bağlarını güçlendirmelidir.”
